Ingrid Goes West Film Eleştirisi
Ingrid Goes West Film Eleştirisi

Sosyal Medya Hastalığı: Ingrid Goes West

Yapım Yılı : 2017 Tür : Komedi, Dram

Bir şeylerin yanlış olduğunu biliyorum ama nasıl düzelteceğimi ve değişeceğimi bilmiyorum.

Hani derler ya, sosyal medya insanı yanlızlaştırıyor diye. Kesinlikle katılmıyorum. Fakat kim diyorsa doğru diyor. Çünkü sosyal medya onu nasıl kullandığınız ile alakalı. Sosyal medya eskiden bir iletişim kanalıydı. Hala da öyle. Ama –özellikle- Instagram’ın gelmesi ile artık bir gösteriş alanına, sahneye dönüştü. Instagram, üzerine öyle bir etiket yapıştırdı ki artık normal bir fotoğraf paylaşamaz olduk. Her şey şaşalı, afilli olmalı. Fakat… Bu şovun arkasındaki gerçekleri biliyorsanız, sosyal medya o kadar da sevimli değildir. Ingrid Goes West, sosyal medyadaki insanların ikiyüzlülüğünü, kamera arkasındaki gerçekleri anlatan harika bir film. En azından bunu en abartısız, olduğu gibi anlatmaya çalışan oldukça değerli bir film. Abartılısı için: Black Mirror, Nosedive.

Matt Spicer’ın ilk uzun metraj filmi olan Ingrid Goes West’in başrollerini Aubrey Plaza ve Elizabeth Olsen üstleniyor. Konusu ise şöyle: Kendini insanlara kabul ettiremeyen Ingrid, dergide gördüğü bir Instagram fenomenini takip etmeye başlar. Kendisine yüklü miktarda bir miras kalınca, Ingrid Goes West adında bir Instagram hesabı açar ve dergide gördüğü kadını bulmak için yola çıkar. Kadını bulunca da onla yakın olmak hatta kanka olmak için elinden geleni yapmaya başlar. Çünkü bu kadının hayatı muazzamdır ve Ingrid de onun muazzam hayatının bir parçası olmak ister. Fakat işler hiç de öyle değildir.

Ingrid Goes West Film Analizi
Ingrid Goes West Film Analizi

En başta; film, su gibi akıyor ve içerisinde bir sürü yan hikaye barındırıyor. Geldiği şehirde ev tutan Ingrid, ev sahibi ile de iletişim kurmaya çalışır. O’Shea Jackson Jr.’ın canlandırdığı Dan, Batman manyağı, tam bir geek’tir. Tabii ki bu Ingrid’in ilgisini çekmez çünkü geek olmak havalı bir şey değildir. Dan’in Batman sevgisi de Amerika’daki Batman hayranlığının özetidir. Batman’in de bizim gibi bir insan olması, sevilmesindeki en büyük sebep; filmin ilerisinde de bu durumu çok güzel bir şekilde işliyorlar zaten. Hatta bir yerden sonra gerçeğe de döküyorlar.

Yönetmen Matt Spicer, yönetmenliği sade tutarak hikayenin ana planda kalmasını sağlamış. Ingrid, ne yapıp ne edip Elizabeth Olsen’ın canlandırdığı Taylor Sloene ile tanışmayı ve yakınlaşmayı başarıyor. Fakat onla tanışmasıyla beraber kameranın ardındanki hayat da Ingrid’e tokat gibi vurmaya başlıyor. Taylor’ın aslında göründüğü gibi biri olmadığını fark eden Ingrid her şeye rağmen gayesini bırakmıyor. Sahte hayatı öyle böyle kabullenen Ingrid bu sefer de sosyal medya ikiyüzlülüğü ile karşılaşır. Ne kadar farketmese de kendisi gibi biri ile yüzleşmektedir. Fakat birinin takipçisi daha fazladır. Yoksa ikisi de bir amaç doğrultusunda yalan söyleyen ve ona göre yaşayan 2 insandır.

Sosyal medyanın fenomenleri ya da harika fotoğrafların sahipleri ile karşılaştıysanız büyük ihtimal arkasındaki dünyayı biliyorsunuzdur. Bu insanlarla tanışıp, nasıl insanlar olduklarını, yaptıklarını gördüğümde Ingrid Goes West, bir anda gözümde harika bir filme dönüştü. Sosyal medyanın sahteliğini bu denli anlatmaya çalışan hiçbir film olmadı çünkü.

Ingrid Goes West filmindeki tek gerçekçi şey ise Ingrid’in intiharı sırasında söyledikleri. Filmin en ironik ve trajikomik kısmı da burası: Ingrid, intihar ettikten sonra ünlü oluyor. Çünkü bunu videoya çekti ve herkesin gözü önünde yaptı. Dönemimizde ünlüler öldükten sonra hatırlanıyor, ah ne sanatçıydı deniyor; ünsüzler eğer güzel bir konuşma ile intihar ediyorsa onları kahraman ilan ediyoruz. Fakat yaşarken güzel fotoğraflar çekemedikleri için onları görmezden geliyoruz. Düşünceyi değil, görseli seviyoruz. Ingrid, düşüncesini sevmediği bir kadının görseli için hayatını feda ediyor ki günümüzün en büyük problemlerinden de biri bu: Düşünce olamamak.

Ingrid Goest West Filmi
Ingrid Goest West Filmi

En başta dediğim gibi. Sosyal medya, yerinde kullanılırsa harikadır. Fakat, günümüzde, özellikle genç nesiller tarafından bir birey olmak için kullanılıyor. Kendi özünde birey olamayanlar, sosyal medyada bir birey olduğunu hem de önemli, kaliteli, havalı bir birey olduğunu kanıtlama peşinde. Arkasındaki hezeyan ise tek bir kibrit ile yok oluyor. Taylor, kibriti çaktırmamak için ikiyüzlülükle, muhteşem bir sahtekarlıkla çalışıyor; hakkını da vermek gerek, bu insanlar harika rol yapıyor, çalışıyorlar. Fakat bir kibrit ile bütün evrenleri yok oluveriyor. Taylor ise yıkılmamak için Ingrid’i yıkıyor.

Bana sorarsanız okullarda Sosyal Medya Bağımlılığı üzerine gösterilmesi gereken bir film Ingrid Goes West. Üzerine tez yazılabilecek kadar gerçekçi bir film. Özellikle Batman -İnsanlık- Sosyal Medya ilişkisin kesinlikle girmek isterim. O da başka bir yazımda olur artık. Sözün özü… Ingrid Goes West, aslında bildiğiniz sosyal medyanın sahte yanını size somut bir şekilde anlatıyor. Evet, biliyoruz ama nasıl? Nasıl olduğunu görmek için izlemenizi tavsiye ederim.

Ingrid Goes West Film Eleştirisi
Yönetmenlik
8
Sinematografi
8
Senaryo
10
Oyunculuk
8
Müzik
9
Okuyucu Derecelendirmesi0 Oy
0
8.6
Daha Fazla İçerik
Everybody Wants Some Film incelemesi
80’Ler Gençliği: Everybody Wants Some!!!