Interrail Nedir

Interrail Nedir, Ne Değildir?

Bizim daima ‘Özgürlüğe Bir Bilet’ olarak tanımladığımız Interrail, sözlük anlamıyla satın aldığın Interrail biletinin senin belirlediğin ve üzerinde yazan geçerlilik tarihi boyunca, Avrupa Kıtası’nda yer alan ülkelerin 2. sınıf trenlerine ek bir ücret ödemeden binmeni ve seyahat etmeni sağlayan global bir tren biletidir.

Interrail Bileti, farklı hayalleri olan gezginlere esneklik ve opsiyon sağlaması amacıyla kategorize edilmiştir ve fiyatları buna göre değişir. Bu durum, seni daima Avrupa’daki pahalı trenlere gereksiz yere para ödemeni engeller ve avantaj sağlar. Dolayısıyla arzu ettiğin ekonomik seyahati gönlünce yapabilme imkanı tanımasıyla Avrupa Sınırları içerisinde günümüzün en çok tercih edilen uzun süreli seyahat yöntemidir.

Interrail’i kısaca tanımladıktan sonra, artıları ve eksileri yönünde konuşalım biraz da.

Interrail’in pozitif yönleri

+Interrail kısa sürede, çok şehir görme imkanı tanır; böylelikle koca Avrupa’yı 1 ay gibi kısa bir zaman diliminde gezebilirsin.

+ Hiç aklına gelmeyecek ülkelerden yeni dostlar edinmeni sağlar; ruhunu dinlendirir ve dünya görüşünü pozitif yönde geliştirir. Yeni kültürler, yeni çevreler görmene olanak sağlar.

+ Interrail doğayı korur, çevre dostudur; trenle seyahat etmek dünyanın en çevre dostu ulaşım yöntemlerinden biridir ve trenin camından dışarıya baktığında tüm ruhunla bunu hissedersin.

+ Sorumluluk alma bilincini geliştirir; günlerce yalnız ya da dostlarınla seyahat ederken her şeyi organize eder ve bir sonraki adımını planlamaya çalışırsın. Sorumluluk alma yeteneğin tavan yapar ve döndüğünde bambaşka bir insan olursun, öz güvenin kesinlikle çok olumlu yönde gelişir.

+ Bilindiğinin aksine çok fazla para gerektirmez, kesinlikle ucuzdur; düzenli ve basit bir para biriktirme yöntemiyle istediğin an Interrail yapabilme şansı yaratır. Bu şansı gerçeğe dönüştürmek tek bir adımına bakar ve bu adım paradan daha önemlidir.

+ Esnektir; trenle hoş ama bilmediğin bir şehrin yanından geçerken bir anda ilk istasyonda iner, tüm planını değiştirir ve o şehri bir kaç günlüğüne de olsa yaşamaya başlarsın. Bir bakarsın, o şehir gezinin en güzel şehri olur.

+ Doğayla baş başadır; Interrail’den döndükten sonra ülkemizin doğal güzelliklerinin aslında Avrupa’nın yanında bir hiç olduğunu anlarsın ve ‘Her yer yemyeşil, adamlar ne güzel korumuş’ dersin.

+ Paranı yönetmeyi öğretir; az parayla çok iş yaparsın, daha çok gezersin; kesinlikle tutumlu olma kavramını kafana soka soka öğretir.

+ Paylaşmak güzeldir; Interrail paylaşma duygusunu kalbinin derinliklerine konduruverir. En ufak sahip olduğun yiyeceği ya da emeği, kimle olursa olsun paylaşmak istersin.

+ Basit düzeyde İngilizce yeterlidir; eğer biri seninle iletişim kurmak istiyorsa ve senden iyi İngilizce biliyorsa senin anlaman için zaten tüm yeteneğini kullanacaktır ve sen ne söylersen söyle, ne demek istediğini anlayacaktır. Kaldı ki, Avrupa’da bir çok insan ileri düzeyde İngilizce konuşabiliyor, basit bir İngilizce’yle en ufak bir sorun yaşamazsın.

Interrail‘in olumlu yanları üzerine oturup saatlerce sohbet edebiliriz, bu liste uzar gider. Peki hiç mi eksisi yok bu Interrail’in? Var elbette, ancak eksilere geçmeden önce tekrar belirtelim; Interrail her zaman pozitif yönleri ağır basan bir seyahat şeklidir. Dolayısıyla bu eksileri hissetmek ve yaşamak minimum düzeydedir, bireyseldir. Sonuçta herkesin Interrailine kimse karışamaz.

Interrail’in negatif yönleri

– Yorucudur; sık sık uçakla ya da arabayla rahat yolculuk yapanlar başlarda zorlanabilir. 20-30 saatlik 8 aktarmalı bir tren yolculuğu kimi zaman yıldırmaya yetebilir.

– Para yönetimi gerektirir; eğer paranı iyi yönetemezsen basit sorunlar yaşaman muhtemeldir.

– Az da olsa planlama yapmalısın; en azından kendine bir rota belirlemelisin ve bunun için saatlerce Google Maps ve Rail Planner başında zaman harcaman gerekir.

– Mental ve Fiziksel enerji gerektirir; 40-50 Litrelik bir çantayla şehir şehir gezmek ve o trenden bu trene atlamak kolay değil ama üstün bir yetenek de gerektirmez.

– Uykusuzluk ve açlık gibi problemlere yol açabilir; her gün yeni bir tren, yeni bir şehir, yeni bir hostel, yeni insanlar, yeni bir kültür, yeni sokaklar, yeni yemekler… Yeri geldiğinde bir şehirde hostelsiz kalmaya, yeri geldiğinde de yemek yiyecek bir yer bulamamaya hazır olmalısın.

– Hırsızlık ve benzeri kötü durumlarla karşılaşabilirsin; her ne kadar kendini maksimum düzeyde korumaya çalışsan da bilmediğin bir şehirde ve kültür içerisinde bulunacaksın. Dolayısıyla nadir de olsa bu tip can sıkan güvenlik sorunlarıyla karşılaşabilirsin.

Daha Fazla İçerik
İstanbul’un En Huzurlu Kafesi: White Mill
İstanbul’un En Huzurlu Kafesi: White Mill